Kayıtlar

Temmuz, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Rüzgar bizi götürecek.

 -Baba, baba, baba!  Içinden söylenerek kafanı kaldırıyorsun okuduğun kitaptan. Şehirden bu gürültü yüzünden kaçmamış mıydın, sen istediğin kadar doğurma, bir başkasının çocuğu mutlaka o dondurma için ağlayacak. Şezlongta uzanırken bu çekirdek aileyi izlemeye koyuluyorum. Zaten kitap da iyice sarpa sardı, kim kimdi unuttum. Iki çocuklu ailelere de çekirdek diyorlar mıydı ki?  -Baba nasıl yüzdüm, nasıl yüzdüm baba? Bu küçük oğlan, babanın kuyruğu gibi peşinde dolaşan. Babadan gözlerini ayirmiyor, eh bakar eninde sonunda değil mi? Diğer oğlan elinde çantalar, uykudan yeni uyanmış gibi babayı izliyor, nereye kuracaksa şemsiyeyi orayı ev belleyecek. Bir türlü de bilemedi nereye oturacaklarını. Babanın eğiliminden sağdaki marketin oraya yerleşeceklerini seziyorum. Anneye bakıyorum ama bir ipucu yok yüzünde, babayı izleyecek o da. Evin direği, elinde direği, bir gölge yaratacak ve cevapsız kalan tüm bağırışları orada duyacak.  -Baba yüzmedim mi, baba güzel yüzdüm mü baba? ...

No.37

Henüz güneş doğmadı, saat beş buçuğa yaklaşıyor. Annem ve babam gitti. Beş dakika önce el salladım arkalarından, bu doğduğum evden hiç uğurlayan olmadığım için kalanın yapması gereken su dökme işini unutmuşum, elim boş indim aşağı. Önce ben gittim başka şehre, sonra abim gitti başka birine. Yavaş yavaş varlığımız silindi bu ev bellediğimiz adresten. Giden için boş bir defteri açmaya dönüşür hayat, bilinmeyen günler, heyecanlı ihtimaller; kalana ise birinin gidişi elli kişi, yüz kişi gitmiş gibi gelir. Zaman yavaşlamış gibi etrafındaki eşyalarda, bir tabakta yokluğunu görürsün gidenin; sessizliğin uğultusu, meğer sokakta ne çok kuş yaşıyormuş. Şimdi eve girip kapıyı kapatınca bunu görüyorum. Bir kedi yeni bir yere gittiğinde nasıl tüm odaları sırasıyla gezerse dolanıyorum bütün odalarda. Geride bırakılmak hiç güzel hissettirmiyor. Sinek ısırığı misali birinin yokluğuna dokunmadan edemiyor insan. Saat altı olmak üzere. Küçükken hep altıda kalkardım, sabahın hafif serinliğinde annem zate...